MASONLARIN ESRÂRI

mason

Ülkemizde bugüne kadar masonluk ve siyonizm hakkında pek çok eser yayınlanmıştır.

Denilebilir ki bunların vulgarize (avami) bir üslupla yazılarak meseleyi tabana indirmek gayreti güdenlerinden, akademik seviyedekileri ne kadarLéo Taxil’in şu yayınladığımız eserinden –az veya çok– istifade etmemiş olanı yok gibidir. Böyle olduğu halde bugüne kadar bu eserin artık nüshası bulunamayacak bir durumda olan Osmanlıcası, yeni harflere çevrilerek umumi efkâra sunulmuş değildi.

> TÜRKÇE’DE İLK DEFA <

ALMAK İÇİN TIKLAYIN

Gazze’de 1.5 km ilerleyen İsrail siper kazıyor

Gazze’ye kara harekatının başlamasının ardından kuzey ve güney yönlerinde 1.5 kilometre ilerleyen İsrail ordusu, bu bölgelerde siper kazarak mevzilenmeye başladı.

GAZZE

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Gazze’ye kara harekatına başlaması emri vermesinden bu yana İsrail ordusu Gazze Şeridi’ndeki bazı bölgelerde mevzilenmeye başladı.

Gazze’nin kuzeyi

İsrail ordusunun, Cibaliya beldesi, Erez Sınır Kapısı, Beyt Lahya, Beyt Hanun ve çevrelerine ilerediği belirtiliyor. Söz konusu bölgeler tarım alanlarında konuşlanan askerlerin kum torbalarından siperler oluşturdukları ifade ediliyor.

Gazze’nin güneyi 

Yerel kaynaklar, Refah kentinin doğusundaki Şuke bölgesinde konuşlandığı ve askerlerin bir buçuk kilometre ilerlediği, Gazze havaalanının batısında konuşlandığı ve Refah Sınır Kapısı’nın 500 km uzağında bulundukları kaydediliyor. Görgü tanıkları bölge halkının göç ettiğini ileri sürüyor. Sufa Sınır Kapısı yakınlarına gelen askerlerin bölgede kazı işlemleri yaptığı belirtiyor. Ayrıca İsrail askerlerinin, Han Yunus kentindeki el-Karara, ez-Zenne bölgelerinde de ilerlediği aktarılıyor.

Filistinliler evlerini terkediyor

Öte yandan İsrail’in girdiği bölgelerde Filistinliler, evlerini terketmek zorunda kaldı. Gazze’nin kuzey ve güney bölgelerinde Filistinliler, evlerini terkederek güvenli bölgelere gitmeye başladı.

Refah ve Han Yunus’ta yaklaşık 6 bin kişi, Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Kuruluşu’na (UNRWA) bağlı okullarda toplandı.

Batı Şeria’da 12 Haziran’da kaybolan 3 Yahudi yerleşimcinin 18 gün sonra ölü bulunmasının ardından Filistinli genç Muhammed Ebu Hudayr, 2 Temmuz’da Yahudi yerleşimciler tarafından kaçırılmış ve yakılarak öldürülmüştü. İsrail, olayların ardından 7 Temmuz’da “Koruyucu Hat” adı altında Gazze’ye operasyon başlatmıştı.

İsrail Başbakanlık Sözcüsü Ofir Gendelman, dün Başbakan Binyamin Netanyahu’nun, İsrailordusuna, Gazze’den İsrail’e uzanan tünellerin vurulması amacıyla kara harekatı başlatılması emrini verdiğini açıklamıştı.

Muhabir: Safiye Karabacak/Yaser Albanna/Zeynep Hilal Karyağdı

Bonzai felaketi Bonzai uyuşturucu

Bonzai’nin girmediği sokak neredeyse kalmadı. aileler tedirgin… bulaşanlar çaresiz… yetkililer ise sessiz!

Yapay gündemler ve fuzuli siyasi tartışmaların gerçek gündemleri gölgelediği Türkiye’de, “1 liralık ölüm” olarak adlandırılan Bonzai tehdidi günbegün büyüyor. Ailelerin çocuklarıyla gereği gibi ilgilenmeyişi bir yana, önlerine bir ideal konmayan gençlerin “rüzgarda sallanan yaprak” misali halleride bu belayı yaygınlaştırıyor. Yetkililerin etkili önlemler almayışı ve toplumu bilgilendirici faaliyetlerin olmayışı da, gençleri Bonzai belasına karşı tamamen savunmasız bırakıyor.

Ahmet YAVUZ

Türkiye yeni bir uyuşturucu çeşidiyle evlatlarını bir bir toprağa vererek tanıştı. Adı Bonzai. Uzmanlar bu uyuşturucunun eroinden çok daha zararlı olduğunu belirtiyor. 1 liraya satın alınabilecek kadar ucuza satılan bu uyuşturucuyu temin etmek çok kolay. Devlet olarak topyekün bir seferberlik ilan etmeden, altından kalkmanın mümkün görünmediği bu illet, genç bedenlerde meydana getirdiği tahribat nedeniyle, çoğunlukla ölüme sebebiyet veriyor. Gençler an be an bu illetin ağına takılırken, aileler tedirgin, bulaşanlar çaresiz, yetkililer ise ne yazık ki sessiz!

Emniyetin eli kolu bağlı

Resmi rakamlara göre 15-24 yaş aralığındaki gençlerin yüzde 18.7’sinin işsiz ve amaçsız oluşu da, boşlukta bulunan bu gençlerin Bonzai belasına sürüklenmesine yol açıyor. Devlet yetkililerinin ve Emniyetin eli kolu bağlı bekleyişi de, çocukları bu belaya bulaşmış aileleri daha da perişan ediyor.

5 yıl sonrası ölüm

Bonzai, tamamen tarım ilacı içeren bir maddenin bir takım otlar ve sentetik maddeler ile birlikte karıştırılarak emzirilmesinden elde diliyor. Bu yüzden otopsilerde Bonzai maddesi çıkmıyor ve ölüm nedeni başka görünüyor. Kullananlar böbreklerde ve kalpte meydan getirdiği hasar nedeniyle ani ölümle karşılaşıyor. Uzmanlar Bonzai kullanımının 5’inci yılında ölümle sonuçlanacağını ifade ediyor.

Beklenen yasal değişiklik yapılmadı

Türkiye’de son aylarda neredeyse gün aşırı bir çocuk veya genç uyuşturucu belası bonzaiden hayatını kaybediyor. Öte yandan ise 1.5 aydan beri TBMM’de, taşeron işçilikten, Soma’ya, trafik cezalarından öğrenci borçlarına, belediyelerin çeşitli vakıf ve derneklere taşınmaz devrinden, SGK’ya onlarca alanı ilgilendiren bir Torba Kanun görüşülüyor. Ancak kolaylıkla temin edilmesi ve kullanılması ilkokul çağlarına kadar inen Bonzai belasına, Torba’dan hiçbir şey çıkmadı. Yeni Torba Yasa’da Bonzai ve uyuşturucu kullananlara verilen ceza 1 yıldan 2-5 yıla, uyuşturucu satıcılarına verilen ceza da 5-15 yıldan, 10-20 yıla çıkarılıyordu. Polis ekipleri bu yasal düzenlemenin Resmi Gazete’de yayınlanarak bir an önce yürürlüğe girmesini bekliyordu ama sonuç hüsran oldu.

Meclis’e 61 Madde olarak gelen ve 150 maddeye çıkan ve büyük tartışmalarla görüşmeleri TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda devam eden Torba Kanunla ilgili Milli Gazete’ye açıklamalarda bulunan Komisyon Üyesi ve MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal, sorunun, toplumda yaşanan ve özellikle AKP döneminde son yıllarda artan ahlaki ve manevi yozlaşmanın sonucu olduğunu söyledi.

Bonzai, Akp Dönemi Ahlaki Yozlaşmasının Ürünü

Günal, “Çocuklarımızı okul sürecinde eğitemediğimiz için, manevi ortamdan uzaklaştıkları için, dinin sadece siyasete alet olarak görülmeye başlandığı için, gerçek dini ve ahlaki eğitimi alamadıkları için maalesef çocuklarımız bir boşluğa düşüyor. Bu ahlaki yozlaşma, AKP döneminin getirmiş olduğu en önemli sorunlardan birisidir. Ekonomik sorunları Allah’ın izniyle 2-3 senede çözülür. Yeni bir iktidar gelir. Ama öncelikli olarak ahlaki restorasyona ihtiyaç var.” Dedi.

Günal: Kanun Çare Olmaz, Ahlaki Restorasyon Şart

Günal, Plan Bütçedeki görüşmelerde birçok kanun ve düzenlemenin görüşüldüğünü ancak meselenin kanun yapılması olmadığını belirterek, bunun takibatının yapılmasının önemli olduğunu kaydetti. MHP Antalya Milletvekili Günal, “Sadece kanun çıkarmak çözüm değil. Bunun takip edilmesi, okulların ona göre düzenlenip denetlenmesi, idarecilerin eğitilmesi ve ailelere sahip çıkılması gerekir. Bir taraftan da ailelerin bilinçlendirilmesiyle sorun çözülebilir. Yoksa kanun yapmak hiçbir şeyi çözmez. Özünde eğitimdir, sonrasında da denetimdir bu işin temeli.” teşhisinde bulundu.

“Polisin bırakın bir bonzai suçlusunu, bir teröristi yakaladığı zaman bile bir süre sonra salıvertiliyor” diyen Günal, uyuşturucu satışı, dağıtımı, ve kullanımı ile ilgili cezaların yetersizliğine de dikkat çekti. Günal şunları söyledi: “Bunun temeli, eğitimdir, denetimdir. Uyuşturucu sorunu, yasal düzenleme boşluğundan kaynaklanmıyor. Uyuşturucuyla mücadele ile ilgili şu ana kadar birçok kanun ve düzenlemeler yapıldı. Ama önemli olan mücadeleyi sürdürebilmek. Bir taraftan da ahlaki restorasyonu gerçekleştirip, çocuklarımızı kötülüklerden korumak.”

Şeker: İktidar, bonzaiye neden internet yasağı koymuyor?

Bonzai adlı sentetik uyuşturucu hakkında soru önergesi veren ve Milli Gazete’ye açıklamalarda bulunan CHP Gaziantep Milletvekili Mehmet Şeker de,  uyuşturucu çeşitlerinin sosyal medya üzerinden rahatlıkla pazarlandığını ve açıkça bonzai reklamının, pazarlığının ve satışının yapıldığını belirterek, internet siteleri ve sosyal medya hesaplarıyla etkili mücadele verilememesine sert tepki gösterdi. TORBA Kanunda uyuşturucu cezaları ile ilgili hiçbir düzenleme olmamasını “Hükümetin önceliklere arasında bonzai yok. Ama muhalefet şunu yaptı diye pek çok internet sitesi kapatılabiliyor.” Diye eleştiren Şeker, “Oysa çocuklarımızın geleceğini karartan bu uyuşturucu ile ilgili TİB, internet sitelerini kapatmıyor. Efendim, bize şikayet gelmedi diyor. Kimden şikayet gelecek? Devletin istihbarat örgütleri var. Ama bu görevlerini yapmıyorlar. Bu durumda aklımıza şu soru geliyor. Bu uyuşturucuyu yurtdışından Türkiye’ye kimler getiriyor ve para kazanıyor. Ve bunlar, kimlerle irtibattalar?” diye sordu.

MHP’li Vekil Özensoy: İçişleri, okulların bonzai güvenliğini neden sağlamıyor?

MHP Bursa Milletvekili Necati Özensoy da, evlatlarımızı çürüten ve ölüme götüren Bonzaj belası ile ilgili İçişleri ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na sert eleştirilerde bulundu. Özensoy, “Sokaklarda çocuklara torbacılık yaptırdıkları belirtilen satıcıların okul çevrelerini mesken tuttuğunu biliyoruz. İçişleri Bakanlığı, okul çevrelerinde yeterince güvenliği neden sağlamıyor?” diyerek Bakan Ala’yı sorun için aktif çalışma yapmaya çağırdı.

ZARARLARI SAYMAKLA BİTMİYOR

•    Mide bulantısı ve kusma
•    Hipertansiyon
•    Kalp ritmindeki dengesizlikler
•    Çevreye Karşı Algılarda Zayıflama
•    Kolay Yönlendirilebilme
•    Hayal Görme
•    Hareket Edememe
•    Bilinç Kaybı
•    Gözlerde Kızarma
•    Anksiyete
•    Panik Atak
•    Agresif Hareketler
•    Konuşma Güçlüğü
•    Olayları algılama problemi

İmsak Vakitlerinin Ayarlanmasında Yanlışlık Yok

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, imsak vaktinin hesaplanmasına ilişkin, “Diyanet İşleri Başkanlığımız hiçbir zaman yanlış bir bilgiyi toplumla paylaşmaz. Herkes, bu konuda Diyanet İşleri Başkanlığına güvensin” dedi.
İmsak Vakitlerinin Ayarlanmasında Yanlışlık Yok

Görmez, İl Müftülüğünün düzenlediği Hazreti Hasan Sempozyumu’na katılmak üzere Sivas’a geldi. Nuri Demirağ Havalimanı’nda Vali Yardımcısı Ömer Kalaylı ve İl Müftüsü Recep Şükrü Balkan tarafından karşılanan Görmez, daha sonra Sivas Valisi Alim Barut’u ziyaret etti. Ziyarette konuşan Görmez, Sivas’taki tüm vatandaşların ramazan ayını kutladı. Hazreti Hasan Sempozyumu’nu çok önemsediğini belirten Görmez, Hazreti Hasan’ın barışın ve birlikte yaşama ahlakının elçilerinden biri olduğunu ifade ederek, “Bu günlerde coğrafyamızın onun sesine ihtiyacı olduğunu düşünüyoruz. Onun insanlığa miras bıraktığı sulh mesajlarına ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Onun için Sivas’ta, Hazreti Hasan’ı bu sempozyumla ele almanın çok önemli olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.

İMSAK VAKİTLERİNİN HESAPLANMASI
Görmez, bir gazetecinin, “Bazı vatandaşlar, sahura bir saat erken kalktıklarını iddia ediyor ve dolayısıyla gün uzun olduğu için bir saat fazla oruç tuttuklarını savunuyorlar. Bu konuya açıklık getirir misiniz?” sorusu üzerine, şunları söyledi: “Diyanet İşleri Başkanlığımızın Din İşleri Yüksek Kurulu diye bir kurulu var, 16 bilim adamından oluşur ayrıca Diyanet İşleri Başkanlığında bulunan vakit hesaplama dairemiz ve orada çalışan astronomlarımız (gök bilimci) var. Ayrıca Din İşleri Yüksek Kurulumuz, Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Uzay Bilimleri ve Astronomi Bilimi hocalarıyla yıllardır birlikte çalışır. Bu hocalarımız, hem İslam fıkhının temel ilkelerini hem de astronomi ilminin verilerini dikkate alarak takvimlerini öyle yapar. Onun dışındaki tartışmalar, hem usul açısından hem esas bakımından hem bilgi ve bilgi ahlakı bakımından hem de bilimsel veriler açısından sorunludur. Dolayısıyla milletimizin kalbi bu noktada mutmain (inanmış) olsun. Diyanet İşleri Başkanlığımız hiçbir zaman yanlış bir bilgiyi toplumla paylaşmaz. Herkes, bu konuda Diyanet İşleri Başkanlığına güvensin. Etrafımızda bu kadar acı hadiseler yaşanırken, ramazan, bizi değiştirmeye gelir, bize her sene rahmet, bereket getirir. Ramazanın manevi iklimine gölge düşürecek şekilde, her sene böyle bir tartışma başlatmak doğru değildir.”